PARDON OUR FRENCH

INTERVIEW: LAURA LUSUARDI

unnamed

1951, Tasarım, Max Mara, Kadın, Zarif, Genç Yetenekler, Modern, İstanbul, Yaratıcılık, Lüks, Lokal Pazarlar, 80’ler, İlham, Başarı, Kalite, Doğu ve Batı Kültürleri, Klasik, Sokaklar...

Bu kelimelerin arasındaki bağlantı Max Mara’nın Tasarım Direktörü Laura Lusuardi ile yaptığımız röportajda çözülüyor!

1951, Design, Max Mara, Woman, Elegant, Young Talents, Modern, İstanbul, Creativity, Luxury, Local Markets, 80’s, Inspiration, Success, Quality, Eastern and Western Cultures, Classic, Streets…

The connection between these words arises in our interview with Max Mara’s Fashion Director Laura Lusuardi!

Article by Sidni Kohen

    1960’lı yıllardan beri Max Mara’nın tasarımcılığını yapıyorsunuz. Bu kadar hızlı büyüyen bir marka için onca yıl çalışmış olmak nasıl bir duygu? Çok heyecan verici. İlk başlarda, Max Mara’nın kurucusu Achille Maramotti’nin süper vizyonu eşliğinde yalnızca ben ve Luciano Soprani tasarımları yapıyorduk. Ancak sonrasında, şirketle birlikte büyüme ve yepyeni koleksiyonların yaratılmasını görme şanslarına eriştim. Dünyanın dört bir yanından değişik insanlarla çalışmak, genç yetenekleri keşfetmek ve onlarla iş birliği yapmak; bugün hala pek çok heyecan verici şey oluyor...   Klasik Max Mara stilini sizin canlı tuttuğunuzu okudum. Bunu nasıl başarıyorsunuz? Hem yenilikçi, hem de klasik olabilmenin sırrı nedir? Max Mara köklerinden, gelenekten ve yenilikten destek alan bir marka. Teknoloji, materyal ve tasarımın sürekli geliştiği gibi, değişmeyen zarifliği ve eşsiz kaliteyi muhafaza etmek  için de durmaksızın çaba harcanıyor. 1951 yılından (kuruluş tarihi) günümüze Max Mara, yarattığı tüm koleksiyonlarda her yaştan ve kitleden kişileri tatmin etmeye çalıştı ama her zaman kalite ve stil geleneklerine bağlı kaldı.   Yaratıcılık ile ilgili bize neler söyleyebilirsiniz? Nelerden ilham alırsınız? Max Mara’nın ruhuna sadık kalmak için çabalarken modern kadınların ihtiyaçlarını ve arzularını anlamak için de çok çalışıyoruz. Yeni bir sezona başlarken, her zaman modern bir kadının dolabındaki eksiklerin neler olabileceğinden yola çıkıyoruz. İlham ise her yerde var; bir film, bir seyahat, bir kitap...   Sizce İstanbul moda dünyasının geleceği ne yönde olacak? Max Mara’nın İstanbul için planları neler? İstanbul’un şaşırtıcı bir doğu ve batı kültürleri karışımına ve güçlü bir moda tavrına sahip olduğunu düşünüyorum. Ortaklarımızdan öğrendiğim kadarıyla İstanbul’daki kadınların modaya çok özen gösterdiklerini ve çok zarif olduklarını söyleyebilirim. Türkiye’yi önemli bir market olarak görüyoruz ve orada markamızı daha da büyütmek için çalışıyoruz.   En büyük başarınızı ne olarak kabul ediyorsunuz? Sokaklarda yürümek ve pek çok ‘gerçek’ kadının Max Mara giydiğini görmek.   Sizin lüks tanımınız nedir? Lüksün anlamı zamanla değişti çünkü yaşam tarzlarımız değişti. Hepimiz sürekli işimizle, ailemizle veya tatil yaparak zamanımızı değerlendiriyoruz. Bugünlerde lüks daha çok kendi özel zamanımızla ilgili oldu. Lüks, kendimize zaman ayırabilmek, kendimizi iyi ve huzurlu hissetmek için bir şeyler yapabilmekle alakalı. Bu konsepti modaya bağlayacak olursak, kıyafetler rahat ve fonksiyonel olmalı ve aynı zamanda günlük yaşantımıza ayak uydurabilecek şekilde sofistike ve stil sahibi olmalı.   Tek başınıza yapmayı sevdiğiniz aktiviteler neler? Tek başıma kalmayı başardığım kısıtlı zamanlarda, değişik şeylerle kendimi şımartmayı tercih ediyorum.   En çok zevk aldığınız aktiviteler neler? Seyahat ederken lokal pazarları gezmeyi çok seviyorum. Bu bana zevk verdiği gibi ilham da veriyor.   Size en çok ilham veren hayat deneyimi ne oldu? Özellikle 80’lerdeki yaratıcı tasarımcılarla iş birliği yapmak diyebilirim. O dönemde, moda alanında yoğun araştırmalar yapıyordum. Bu bana çok ilham vermiştir.   You have been working for Max Mara since the 1960’s. How is it like to work with such a fast growing company for so many years? It’s very exciting. At the beginning, there was just me and Luciano Soprani designing for Max Mara with the supervision of the founder Achille Maramotti. But then I had the great opportunity to grow with the company and see the birth of brand new collections. Working with different people from all over the world, finding young talents and collaborating with them: this is still something truly exciting nowadays…   I read that you are the one who keeps the classic Max Mara style alive. How do you succeed to do so? What is the secret of being both innovative and classic at the same time? Max Mara is a brand supported by heritage, tradition and innovation. Technology, material and design have been continually evolved, while efforts are being made to maintain timeless elegance and unrivalled quality.  From 1951 (year of its foundation) till today, Max Mara creates different collections, trying to satisfy every age and every target, but always remaining coherent with its tradition of quality and style. So this is the key point, which helps the company to keep a leading role into the market since long time.   What about creativity; what are your inspirations, the routes you follow for being creative? We strive to remain true to the spirit of Max Mara while working harder to understand women’s needs and desires in contemporary times. When starting a new season, we always think about what a contemporary woman is missing in her wardrobe. Inspirations are everywhere: a movie, a trip, a novel…   How do you see the future of fashion in İstanbul? What are Max Mara’s future plans for İstanbul? I think that Istanbul has an astounding mix of western and eastern cultures and a strong fashion attitude. What I’ve learned about Istanbul trough our partners is that women pay particular attention to fashion and that they are very elegant. We consider Turkey a very important market for us. We are still working on to develop the brand inside the region.   What do you consider as your biggest success? My biggest success is walking on the streets and seeing lots of real women wearing Max Mara.   What is your meaning of luxury? Luxury has changed because our lifestyles have changed too. All of us are constantly busy with work, family, and leisure. Nowadays luxury is more linked with our personal time. Luxury could be finding time for ourselves, doing things that make us feel good and at ease. Relating this concept to fashion, garments should be functional and comfortable, yet sophisticated and stylish for our everyday lives.   What kind of activities you like to do by yourself? In the few moments I manage to be alone, I like to indulge in reflections about different things.   What are the activities that give you the most pleasure? When travelling I really enjoy visiting the local markets. These are not only moments of pleasure but also a truly source of inspiration.   What is the life experience that inspired you the most? Cooperating with great creative designers; especially those of the 80s when I got the chance to work hard on fashion research. This opportunity has inspired me a lot      

WE LOVESHOPPING

SHOPOUR STYLE

SUBSCRIBETO OUR NEWSLETTER NOW

WHATWE LOVE

INSTAGRAM@luxuryshoppers

Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo
Luxuryshoppers Instagram Photo

EVENTCALENDAR

theLS LIST

Mehry Mu Showroom

VIEW THE LIST

Kwanpen Store @ Zorlu Center

VIEW THE LIST

Welcoming “The List”

VIEW THE LIST

TOP 5 STREETSTYLE BLOGS

VIEW THE LIST